Anneciğime...
İmkansızları kim kelepçeledi bedenime
Gurbetteyim, imkansızım sana anne…
Yaralı kuşum, soranım yok
Yaralarımı saran sensin anne…
Yabancı sokakları duymazdan geliyorum
Sensizliği bilmezden geliyorum
Yüreğime bir beden büyük bu yalnızlık
Duy lütfen anne…
Sensizken sancılı güzlerde yürüyorum
Ben gönlümü kördüğüm edip yüreğine hapsetmiştim
Meğer o ipler pamuk ipliğiymiş
Ayrılıklar her yere girmişler
Ne senden izinli, ne benden izinli…
Bir bilsen daha neler öğreniyorum
Yaralı kuşum soranım yok
En çok sorduğum sensin anne…
Senin sevdiğin şarkıları dinlerken,
Yine elinden tutup tarlalara yürüyorum seninle
Keşke hasat şimdi de öyle güzel olsa…
Ayağıma bir taş bağladım
İsteye istemeye atladım hayatın derinine
Gün geliyor güneşi izliyorum
Gün geliyor yürüyüşe çıkıyorum
Ama bir yanım hep üşüyor
Üşüyen yanım isteksiz, hevessiz..
Sırtımda olmayan elin üşütüyor beni
En eksik yanım sensin anne…
Kelimeler kifayetsiz, meyvelerin tadı yok
Meğer günüm güneşim senmişsin anne…
Harabeyim görenim yok
Gurbetin çıkmaz sokaklarında kayboldum
Ne menem bir yemekmiş
Yedikçe dilim yanıyor
Yanıyorum ama bir su verenim yok
Benim suyum senmişsin anne…
Gurbet kuşları üstüme üstüme uçarken
Ben adını verdiğim çiçeklerimi yeşertmeye çalışıyorum
Sönmemeye çalışan yorgun bir mumum
Ama zaman yağmurunu nasıl dindirir beşer
Bilir misin anne…
Gurbetteyim, imkansızım sana anne…
Yaralı kuşum, soranım yok
Yaralarımı saran sensin anne…
Yabancı sokakları duymazdan geliyorum
Sensizliği bilmezden geliyorum
Yüreğime bir beden büyük bu yalnızlık
Duy lütfen anne…
Sensizken sancılı güzlerde yürüyorum
Ben gönlümü kördüğüm edip yüreğine hapsetmiştim
Meğer o ipler pamuk ipliğiymiş
Ayrılıklar her yere girmişler
Ne senden izinli, ne benden izinli…
Bir bilsen daha neler öğreniyorum
Yaralı kuşum soranım yok
En çok sorduğum sensin anne…
Senin sevdiğin şarkıları dinlerken,
Yine elinden tutup tarlalara yürüyorum seninle
Keşke hasat şimdi de öyle güzel olsa…
Ayağıma bir taş bağladım
İsteye istemeye atladım hayatın derinine
Gün geliyor güneşi izliyorum
Gün geliyor yürüyüşe çıkıyorum
Ama bir yanım hep üşüyor
Üşüyen yanım isteksiz, hevessiz..
Sırtımda olmayan elin üşütüyor beni
En eksik yanım sensin anne…
Kelimeler kifayetsiz, meyvelerin tadı yok
Meğer günüm güneşim senmişsin anne…
Harabeyim görenim yok
Gurbetin çıkmaz sokaklarında kayboldum
Ne menem bir yemekmiş
Yedikçe dilim yanıyor
Yanıyorum ama bir su verenim yok
Benim suyum senmişsin anne…
Gurbet kuşları üstüme üstüme uçarken
Ben adını verdiğim çiçeklerimi yeşertmeye çalışıyorum
Sönmemeye çalışan yorgun bir mumum
Ama zaman yağmurunu nasıl dindirir beşer
Bilir misin anne…
Yorumlar