Niyaz
Ben sana dair bütün acıyan yanlarımı RABB’imize arz etmekteyim ve O’ndan bizim için bir nimet arz etmekteyim…
Düşününce dünya gibi sınırlı bir hayatta birisinden bir şey isterken nasıl da değişiyoruz. Belki de sistemler bizi buna zorluyor. Öğretmenden bir şey isterken kırılıyoruz da kırılıyoruz, arkadaşımızdan bir şey isterken ona gülümsemeliyiz sevmesek de, devletten bir şey isterken bunu dilekçeye yazmalıyız…
Dua nedir peki? Dua insanın Rabb’imiz gözündeki yerini inşa eder. .. ne yazık ki farkında değiliz ama kendimizi dilekçe yazarken derinden ve de kibarca ifade ettiğimiz kadar acaba dua ederken de edebiliyor muyuz? Dualarımıza da bu kadar özen gösteriyor muyuz? Onlar bizim…
İnsan dua ederek nasıl da şeyler yapar aslında farkında olmadan… dua bir haykırıştır aslında ama o asil bir haykırıştır. Kimseye muhtaç olmamak ve de kimseye ifşa olmamaktır dua hatta zaman zaman başkalarına şifa olmaktır… dua yüreklerin en samimi ezgisidir Rabb’imize ithafen… kavrulan çöllerde suuuuu diye yanmak, yanmakla vahalara vakıf olmaktır dua… bir insan bu dünyada kimseyle paylaşmadığı halde bir derdi için dua ediyorsa bu durum o derdi hala içinde mi tutuyor demektir. Elbette değil… çünkü dua müminin günlüğüdür. Mümin belki bilerek belki bilmeyerek o günlüğü her gün doldurur, her gün ona bir şeyler yazar… ola ki müminin öfkesiyle arası yine bozulmuşsa ve öfkesi de on kızıp kendisini aklın yollarına vurduysa o zaman bilmeden kim bilir neler karalar mümin o günlüğe, kim bilir ne duvarlar devirir, dua kapılarını kim bilir nasıl aralar… ama bir de bilinçli dolduran insan vardır ki, o gününe Rabb’imizle son verirken aslında gönlünde sonsuzluğun maverasını başlatan tam bir yolcu yolunda, tam da yolunda bir insandır...
Ve ben, bütün dualarıma senden esinlenip de başlamaktayım ama sonuna gelmeden daha, kendimi kimsesiz kışlara bakar bulmaktayım, ellerimde kırık dallar tutmaktayım NEHRE saldığım…
Düşününce dünya gibi sınırlı bir hayatta birisinden bir şey isterken nasıl da değişiyoruz. Belki de sistemler bizi buna zorluyor. Öğretmenden bir şey isterken kırılıyoruz da kırılıyoruz, arkadaşımızdan bir şey isterken ona gülümsemeliyiz sevmesek de, devletten bir şey isterken bunu dilekçeye yazmalıyız…
Dua nedir peki? Dua insanın Rabb’imiz gözündeki yerini inşa eder. .. ne yazık ki farkında değiliz ama kendimizi dilekçe yazarken derinden ve de kibarca ifade ettiğimiz kadar acaba dua ederken de edebiliyor muyuz? Dualarımıza da bu kadar özen gösteriyor muyuz? Onlar bizim…
İnsan dua ederek nasıl da şeyler yapar aslında farkında olmadan… dua bir haykırıştır aslında ama o asil bir haykırıştır. Kimseye muhtaç olmamak ve de kimseye ifşa olmamaktır dua hatta zaman zaman başkalarına şifa olmaktır… dua yüreklerin en samimi ezgisidir Rabb’imize ithafen… kavrulan çöllerde suuuuu diye yanmak, yanmakla vahalara vakıf olmaktır dua… bir insan bu dünyada kimseyle paylaşmadığı halde bir derdi için dua ediyorsa bu durum o derdi hala içinde mi tutuyor demektir. Elbette değil… çünkü dua müminin günlüğüdür. Mümin belki bilerek belki bilmeyerek o günlüğü her gün doldurur, her gün ona bir şeyler yazar… ola ki müminin öfkesiyle arası yine bozulmuşsa ve öfkesi de on kızıp kendisini aklın yollarına vurduysa o zaman bilmeden kim bilir neler karalar mümin o günlüğe, kim bilir ne duvarlar devirir, dua kapılarını kim bilir nasıl aralar… ama bir de bilinçli dolduran insan vardır ki, o gününe Rabb’imizle son verirken aslında gönlünde sonsuzluğun maverasını başlatan tam bir yolcu yolunda, tam da yolunda bir insandır...
Ve ben, bütün dualarıma senden esinlenip de başlamaktayım ama sonuna gelmeden daha, kendimi kimsesiz kışlara bakar bulmaktayım, ellerimde kırık dallar tutmaktayım NEHRE saldığım…
Yorumlar