Kayıtlar

2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Ben bir radyo çocuğuyum:)

Resim
Giderken yarım bıraktığım kahve soğudu biliyorum. Peki ya diğer yarım bıraktıklarım? Çocukken bir oyun oynardık. Birisi ebe olur, biz ortak kullandığımız birşeyi ondan gizli saklar ve sonra ondan bunu bulmasını isterdik. İpucu olarak da iki kelime kullanmak serbestti sadece: Soğuk ve sıcak. Bulmaya yaklaştıkça sıcak derdik, bulmadan uzaklaştıkça da soğuk. Artık neden uzaklaştıkça soğuk dendiğini şimdi daha iyi anlıyorum. Şimdilerde bir arayışa koyuldum. Giderken yarım bıraktıklarımın arayışına. soruyorum. Hala sıcak mı, yoksa soğudu mu...?

Deneme 1-2-3 :)

Kalk! Bugün senin için Allah'ın lutfettiği bir gün. İlk işin Rabb'ini düşünmek olsun; seni sabaha kavuşturan Rabb'ini. İkinci işin de Rabb'inin sana verdiği o günü Rabb'inle geçirmek; her an kalbinde onu zikretmek olsun... ve üçüncü işin de seni gecede koruyacak ve seni geceyle saklayacak, seni seninle başbaşa bırakacak olan ve geceyi kötü olan herşeyin üstüne örtecek olan Rabb'ine yine, şükretmek olsun... 1-2-3 ... Hepsi hepsi 3... En büyük sayı üç aslında ama bazen daha fazla saymaya çalışıyoruz ya da saymayı unutuyoruz... Aklın yolu 1 :) Kalbin yolu 2 :) Dilin yolu 3:) ... Akıl çeldirenin yaban elleri bitmek bilmeyen bir istekle içimizdeki samimiyete uzanır, kalbimizi günümüzden çeldirmeye çalışır yorulmadan. "kalpleri [iyiden kötüye, kötüden iyiye] çeviren Allah'ım. Kalbimi dininde sabit kıl. " (hadisi şerif) Aklımızın, kalbimizin ve söylediğimizin birleştiği o yolda, akıl çeldirene verilecek en güzel cevap ve kutsal emanetlerimizi sakınmak içi...

Bilginize...

Size okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kutlu doğum haftası yaklaşıyor, bunu size söylemeyi kendime bir görev bildim :) Bahsetmek istediğim kitabın adı: Hz. Muhammed' in Hayatı. Yazarı Martin Lings, sonraki adıyla Ebubekir Siraceddin :) Ben Peygamber efendimizle ilgili yani O'nun hayatıyla ilgili tam olarak ilk defa orda birşeyler okudum ama gerçekten çok beğendim. Kitap şimdiye kadar rastlamadıklarımdan. Yani şimdiye kadar elime ne zaman o tarzda yazılmış bir kitap alsam taraflıca anlatırdı, belki de bu yüzden yüzlerce merak eden kişi okumamıştır o tür kitapları. Ama dediğim bu kitap çok farklı bir şekilde anlatmış Peygamber Efendimiz'in hayatını. Yani hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden bakmış yaşanan bütün herşeye. ve ayrıca da bahsederken sadece şunu diyor kısaca anlatmak gerekirse: Bu dünyaya 571 senesinde Muhammed adında bir insan geldi, bir hayat yaşadı ve gitti. Kitabın anlatımı bundan ibaret kısaca anlatmak gerekirse. Ama içine girdiğinizde gerçekten siz...

Kimsesiz Kalmış Aşklar...

Resim
Kimsesiz kalmış aşkların yaşadıkları yerler bambaşkadır. Onların yaşadıkları yerlerde zaman, benliğini müzikle bulur. İnsanın taa içine işleyen, kalbini o yağmurlu akşamlara hapseden mülteci ezgilerde. Kimsesizliklerinden itibaren başlayan hayatlarında o içlerine işleyen ezgi eşliğinde sonu gelmek bilmeyen bir hazan mevsimi yaşarlar. Kimsesiz bir sokak ortasında, kimsesiz bir şekilde yürüyeşe çıkarlar kimsesiz zamanlarda. Onlar yürür, kaldırımlar ıslanır. Kaldırımlar ıslanır, onlarsa geride kalan yollarına bakar, her düşen damlada geldikleri yeri hatırlarlar. Kaldırımlar ıslandıkça kalplerindeki ateş biraz daha küser güneşe. Kuş ötmez, kervan geçmez bir diyardadır onların evleri ve evlerinin perdeleri de hep çekilidir yas tutmaya yeminli gibi. Öyle ki; hepsi de birbirinin varlığından habersizdir bu yüzden. Havalarında hep bir kasvet vardır onların, aynı içlerinde olduğu gibi. Küskün, asi ve kırgın bir kasvet. Sahibini bulmuş aşklar bunların hiçbirini bilmez. Onlar sahiplerini bulmu...

Kayıtsız zaman

Kimse kimseyi tüketemez. Hatta herşey zamanla şeklini bulur. Zaman herşeyi içine alır, hepimizi. İstesek de istemesek de kendimizi zamana bırakırız, zamanın ellerine. Yeri gelir havaya atar, güldürüp oynar bizimle; yeri gelir diyardan diyara atar bizleri bile bile. Bir çiçekken bedenlerimiz, zamanla solar. Rüzgar olur kırar zaman, o çiçeksi bedenlerimizi. Güneş olur sevdirir, bahar olur güldürür, kış olur soldurur yüzlerimizi. Yağmur olur, huzur buldurur. Asidir zaman, aklına eseni yapar. Asice eser durmadan :)Herşeyimizi ona göre yaparız. Zaman bir tatlıdır, bir acıdır. Huyunca gidersek ne mutlu :) Zamanla kendimizi buluruz, birbirimizi Ve sonra da zamanla keybederiz her bulduğumuzu. Yıllar,yollar olur zaman; sevdiğimiz yar olur zaman zaman :) Ezan olur kulağımıza,durup durup kalbimzin ne diye attığını hatırlatır, mütemediyen. Zaman hayatlarımızda şekil bulur: Hala atmaya kıyamadığımız misketimizdir zaman, ilk öğrendiğimiz duadır. Kayıp düşlerimiz, yıkık satırlarımız, düşmüş gözlerimi...

Matematik Sınavının Yan Etkileri...:)

Resim
Gecenin sabaha karşı bir vakti. Etüt odasındayım, benle birlikte dört kişi daha. Ben radyo dinliyorum, üç arkadaş hala pes etmedi, dördüncüsü masada uyumakla savaşıyor :) Radyodaki şarkı savaşan arkadaşı anlatıyor sanki: Levent Yüksel 'den "Beni Bırakın..." Şimdi de uyumakla savaşını kaybetmiş başka bi arkadaşımı savaşa devam etmesi için uyarmaya gidiyorum:) Başkalarının savaşlarını takip ederken kendi savaşlarımı nasıl kazanacağım diye soruyorum kendi kendime her zamanki gibi. Yadigar kalmış hüzünlerimi yeniden çıkarıyorum gün yüzüne. Sabahladığım bu sabah vaktinde. Büklüm büklüm olmuş son iki haftam bir film şeridi gibi geçiveriyor gözlerimden bir anda. Gülmekle ağlamak arası oluyorum ama yine de gülüyorum. Kısa da olsa gülümsüyorum en azından. Heyecanla güneşi bekleyişimin hatrına en azından gülümsüyorum...:) Bir anlığına gözlerimi kapatıyorum: Kulağımdaki melodi evin huzurunu anımsatıyor. Şimdi benden onsekiz saat uzaktaki evimin huzurunu. Nereye ait olduğumu anımsa...

Her şiir de paylaşılmaz ki, olmamış ama yazdık yine de:)

kalbine gül bastım yarim sevgimizin izi olsun diye ama bilemedim gülün dikeni kanatır şimdi acıyan kalbin acıdan bıktı anladım anladım ki hüzünlü şiirimiz şimdi bitmek üzere bitmez gecenin ilerleyen saatlerinden birindeyim yine içimdeki özlemin gecenin ta kendisi uzun, ıssız, sessiz ve alabildiğine karanlık çiçeğimizi tutuyorum geceye ve hüzünlü şiirimizi söylüyorum sensiz gecede sensiz yürürken belki seni bulurum diye önümü göremiyorum,sesimi duyan yok yürüdükçe düşüyorum her düşmemde bir kalp kırığı daha kırıklarımı sarmıycak mısın? artık yürüyemez oldum bıraktığın yerde, gecede bekliyorum şimdi geleceğini umuyorum burası çok karanlık

İnsanlar Vizeye Çalışırken Ben Böyle Şeylere Çalışıyordum...:)

bir rüzgarsın şimdi gelip geçiyorsun soğuk ve yabancısın asi bir rüzgarsın dur diyorum durmuyorsun, kalbimi üşütüyorsun şimdilerde korktuğumu anladın, ama arkana bakmadan geçip gidiyorsun şimdi asisin üşüyen kalbimi düşürdün yere dizi kanıyor çantasındaki herşeyi düşürdü,sana olan sevgisini bile ama sen hala esiyorsun asice hayallerim, duygularm, tebessümlerim ve herşeyim seninle geçip gidiyor şimdi kalbimin dizi kanıyor,yetişemiyorum ardından sen görmezden geliyorsun mütemadiyen gidiyorsun

Üzülen Bir Akşam Varmış

Ben şimdi balkona oturdum radyo dinliyorum Elimde olmadan insanların elimden nasıl gittğini düşünüyorum İçimde büyük ve korkunç bir fırtına Bahçede tavşanlar geziniyor,içimdeki fırtınadan habersiz Fırtınamın yağmurunda ıslanıyorum,düzeni bozuk korkak dünyaya inat Saçlarım ıslak Kurutmak için güneşimi arıyorum Güneş duvarlarımın ardında Yıkmaya mecalim yok Kulağıma eldeğmemiş melodilerin sesi geliyor Balkona oturdum dinliyorum Yağmur göz pınarlarımı taşırıyor Kuruturcasına Ben geceye tebessüm ediyorum Herşeye rağmen Gecenin hatrına

Merhaba:)

Uzunca bir çaba sonucuda bu gün bloğumu açtım. Aslında açmadan önce çok şey düşünmüştüm buraya yazmak için ama şimdi aklıma gelmiyor. Zamanla ben de büyüyeceğim galiba. İnsan birşeye başlarken hep zamanla değişiyor, birden değişemiyor, şimdi düşününce anladım bunu. Zamanla ben de büyüyeceğim. Şimdi bir çocuk olarak başladım zamanla ben de öğreneceğim sanırım buraları da... :)