Matematik Sınavının Yan Etkileri...:)

Gecenin sabaha karşı bir vakti. Etüt odasındayım, benle birlikte dört kişi daha. Ben radyo dinliyorum, üç arkadaş hala pes etmedi, dördüncüsü masada uyumakla savaşıyor :) Radyodaki şarkı savaşan arkadaşı anlatıyor sanki: Levent Yüksel 'den "Beni Bırakın..." Şimdi de uyumakla savaşını kaybetmiş başka bi arkadaşımı savaşa devam etmesi için uyarmaya gidiyorum:) Başkalarının savaşlarını takip ederken kendi savaşlarımı nasıl kazanacağım diye soruyorum kendi kendime her zamanki gibi. Yadigar kalmış hüzünlerimi yeniden çıkarıyorum gün yüzüne. Sabahladığım bu sabah vaktinde. Büklüm büklüm olmuş son iki haftam bir film şeridi gibi geçiveriyor gözlerimden bir anda. Gülmekle ağlamak arası oluyorum ama yine de gülüyorum. Kısa da olsa gülümsüyorum en azından. Heyecanla güneşi bekleyişimin hatrına en azından gülümsüyorum...:) Bir anlığına gözlerimi kapatıyorum: Kulağımdaki melodi evin huzurunu anımsatıyor. Şimdi benden onsekiz saat uzaktaki evimin huzurunu. Nereye ait olduğumu anımsatıyor, sanki inadına yapar gibi. Gözlerimi açıyorum birkaç saniye sonra: Her yer hüzünlü gurbet. Heyecanla yeniden güneşi beklemeye koyuluyorum, biraz önce ait olduğum yeri gördü diye... :)
Şimdilerde hayatın bana verdikleriyle yetinemiyorum galiba. Ağlayan bir çocuk gibiyim. İstesem de istemesem de bu yaralara alışacağım biliyorum. Hayat acı ve gerçek. Gerçekse değişmez ve tek...Tebessüm ediyorum. Kalbimizin unutamadığı şeyler her geçen hayat parçasında biraz daha artıyor. Biz engel olamıyoruz, ağlayan bir çocuk gibiyiz galiba :) Ne dersiniz :)
Şimdilerde hayatın bana verdikleriyle yetinemiyorum galiba. Ağlayan bir çocuk gibiyim. İstesem de istemesem de bu yaralara alışacağım biliyorum. Hayat acı ve gerçek. Gerçekse değişmez ve tek...Tebessüm ediyorum. Kalbimizin unutamadığı şeyler her geçen hayat parçasında biraz daha artıyor. Biz engel olamıyoruz, ağlayan bir çocuk gibiyiz galiba :) Ne dersiniz :)
Yorumlar