Kayıtlar

Ekim, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hoşçakal

Şimdi arkana bakmadan gideceksin Peki, içine zincirlediğin gerçeği susturabilecek misin? Bunu kendine kondurabilecek misin? Gidiyorsun... İçeriye üzerine perde çektiğin yapraklarımızı titreten bir rüzgar giriyor Sonu hüzünle biten kırık bir masal fısıldıyor kulağıma Ürperiyorum... Sen bütün anılarımızı bavuluna kaldırmış gidiyorsun Kelebek gibi gidiyorsun, kardelen gibi gidiyorsun Gözlerim düşüyor geceye Seni anlatan küskün satırları okuyorum gecenin dehlizinde Gece rengi bir sızı dilimi bağlıyor gidişinle Bütün renkler matlaşıyor gözümde Suretin puslanıyor artık En sevdiğim ezgi gibi bitiyorsun Bu hüzünlü ezgi sağırlaştırıyor kulaklarımı Ve ağırlaştırıyor aklımı Sen gidiyorsun Günler de gidiyor seninle Solmuş kalbin güneşi bile siyah kılıyor Bu sessizlik ve bu sensizlik katran karası bir efkâra sürgün ederken tebessümlerimi Ardından bakakalıyorum mütevazı umutlarımla Dağılıyorum Ben muhtelif bir yalnızlık içinde izlerken seni Sen hırsız bir kış gibi geçip gidi...