Kayıtlar

Nisan, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Deneme 1-2-3 :)

Kalk! Bugün senin için Allah'ın lutfettiği bir gün. İlk işin Rabb'ini düşünmek olsun; seni sabaha kavuşturan Rabb'ini. İkinci işin de Rabb'inin sana verdiği o günü Rabb'inle geçirmek; her an kalbinde onu zikretmek olsun... ve üçüncü işin de seni gecede koruyacak ve seni geceyle saklayacak, seni seninle başbaşa bırakacak olan ve geceyi kötü olan herşeyin üstüne örtecek olan Rabb'ine yine, şükretmek olsun... 1-2-3 ... Hepsi hepsi 3... En büyük sayı üç aslında ama bazen daha fazla saymaya çalışıyoruz ya da saymayı unutuyoruz... Aklın yolu 1 :) Kalbin yolu 2 :) Dilin yolu 3:) ... Akıl çeldirenin yaban elleri bitmek bilmeyen bir istekle içimizdeki samimiyete uzanır, kalbimizi günümüzden çeldirmeye çalışır yorulmadan. "kalpleri [iyiden kötüye, kötüden iyiye] çeviren Allah'ım. Kalbimi dininde sabit kıl. " (hadisi şerif) Aklımızın, kalbimizin ve söylediğimizin birleştiği o yolda, akıl çeldirene verilecek en güzel cevap ve kutsal emanetlerimizi sakınmak içi...

Bilginize...

Size okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Kutlu doğum haftası yaklaşıyor, bunu size söylemeyi kendime bir görev bildim :) Bahsetmek istediğim kitabın adı: Hz. Muhammed' in Hayatı. Yazarı Martin Lings, sonraki adıyla Ebubekir Siraceddin :) Ben Peygamber efendimizle ilgili yani O'nun hayatıyla ilgili tam olarak ilk defa orda birşeyler okudum ama gerçekten çok beğendim. Kitap şimdiye kadar rastlamadıklarımdan. Yani şimdiye kadar elime ne zaman o tarzda yazılmış bir kitap alsam taraflıca anlatırdı, belki de bu yüzden yüzlerce merak eden kişi okumamıştır o tür kitapları. Ama dediğim bu kitap çok farklı bir şekilde anlatmış Peygamber Efendimiz'in hayatını. Yani hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden bakmış yaşanan bütün herşeye. ve ayrıca da bahsederken sadece şunu diyor kısaca anlatmak gerekirse: Bu dünyaya 571 senesinde Muhammed adında bir insan geldi, bir hayat yaşadı ve gitti. Kitabın anlatımı bundan ibaret kısaca anlatmak gerekirse. Ama içine girdiğinizde gerçekten siz...

Kimsesiz Kalmış Aşklar...

Resim
Kimsesiz kalmış aşkların yaşadıkları yerler bambaşkadır. Onların yaşadıkları yerlerde zaman, benliğini müzikle bulur. İnsanın taa içine işleyen, kalbini o yağmurlu akşamlara hapseden mülteci ezgilerde. Kimsesizliklerinden itibaren başlayan hayatlarında o içlerine işleyen ezgi eşliğinde sonu gelmek bilmeyen bir hazan mevsimi yaşarlar. Kimsesiz bir sokak ortasında, kimsesiz bir şekilde yürüyeşe çıkarlar kimsesiz zamanlarda. Onlar yürür, kaldırımlar ıslanır. Kaldırımlar ıslanır, onlarsa geride kalan yollarına bakar, her düşen damlada geldikleri yeri hatırlarlar. Kaldırımlar ıslandıkça kalplerindeki ateş biraz daha küser güneşe. Kuş ötmez, kervan geçmez bir diyardadır onların evleri ve evlerinin perdeleri de hep çekilidir yas tutmaya yeminli gibi. Öyle ki; hepsi de birbirinin varlığından habersizdir bu yüzden. Havalarında hep bir kasvet vardır onların, aynı içlerinde olduğu gibi. Küskün, asi ve kırgın bir kasvet. Sahibini bulmuş aşklar bunların hiçbirini bilmez. Onlar sahiplerini bulmu...